Pürüzsüz, dolgun ve yumuşak dudaklar, "güzel"
olmanın ötesinde sağlıklıdır da. Özellikle ağzın köşelerinde görülen enfeksiyon
riski, böyle dudaklarda görülmez. Virüsle geçen hastalıkların çatlamış dudaklarda
yerleşmesi çok kolay olur. Üstelik bunlar bir kez vücuda girdikten sonra, vücudun
diğer bölgelerinde de faaliyet gösterirler. Nedenleri arasında yorgunluk, C ve B6
vitaminlerinin ya da pantotetik asidin eksikliği ve bağışıklık sisteminin zayıflığı
sayılabilir. Böyle durumlarda, makyaj yapmayıp virüse karşı geliştirilmiş bir pomat
kullanmak yerinde olur.
1-Gliserin, çatlamış dudaklara kısa süreli bir yumuşaklık kazandırır.
Ama, uzun süre kullanılacak olursa, tahrişe ve hassasiyete neden olur. Eskilerin
yaptığı gibi kakao yağı uygulamak çok daha iyi sonuç verir (bu yağı, pudranın altına
uygulayabilir veya rujdan once sürebilirsiniz.
2-Eğer uçuk habercesi kaşıntı başladıysa ve evde de bir pomadınız
yoksa, diş macunundan faydalanın. Ama ateşiniz de çıktıysa, bir tutam tuz eklediğiniz
limon suyunu deneyin: Çok can yakar ama yarayı iyileştirir.
3-Dudaklarınızın doğal bir renge ve pürüzsüz bir yüzeye kavuşmasını
ve o can sıkıcı, kuru kabuklardan kurtulmayı istiyorsanız, bir diş fırçası yardımıyla,
her sabah dikkatlice fırçalayın.
4-Yüzünüzü nemlendirirken dudaklarınızı ihmal etmeyin.
Dudaklarınıza da nemlendirici sürdükten sonra, tüm dudak çizgisi boyunca,
masaj yapın. Çünkü bu bölge, ilk kırışıkların oluştuğu yerdir.
5- UV ışınlarına karşı koruyucu işlevi olan melanin maddesinden
yoksun olan dudak derisi çok hassastır. Bu yüzden, korunmaları için, tüm yıl boyunca,
güneş filtresine ihtiyaç vardır. Erken yaşlanmalarını önlemek için bir diğer önlem,
her gece yatmadan önce makyaj temizliği yapmaktır; bilhassa dudaklar uzun süre rujlu
kalmışsa. Bunun için, makyaj temizleyicinizi parmak ucuyla dudaklara yedirin; ardından,
bir parça pamukla, fazla hırpalamadan, temizleyin.