Peki
tamam egzersiz yapmanız gerektiğini biliyorsunuz ve aslında gerçekten de
yapmak istiyorsunuz ama öyle zamanlar oluyor ki, bir türlü hareket edemiyor,
egzersiz yapmak için
motive olamıyorsunuz. Tam bir şeyler yapmaya niyetlenirken, telefon çalıyor,
televizyonda en sevdiğiniz dizi başlıyor, ya da akşam yemeğinde aç kalmamak
için markete gidip bir şeyler almanız gerekiyor. Bunlar hepimizin yaşadığı
olağan durumlar da asıl merak konusu şu: İşine, eşine, sosyal hayatına ve
kablolu televizyonu ile dvd oynatıcısına rağmen sporu aksatmayan
kadınlar o enerji, irade ve azmi nereden buluyor? Ve birilerinde böylesi bir
enerji varken, geride kalan bizleri kanepe üstüne mıhlayan, enerjimizi emen
şey nedir?
İşte bir derginin 1000 aktif ve çok da aktif olmayan
kadınla yaptığı araştırmanın sonuçları:
Motivasyonu kökleyen şeyler: Başarının 5 sırrı
1. Kendiniz için yapın.
Düzenli egzersiz yapan kadınların yüzde 69'u -biz onlara egzersiz sevenler
diyelim-, sadece kendi memnuniyetleri için egzersiz yapıyorlar. Alberta
Üniversitesi'nde egzersiz psikoloji uzmanı olan Wendy Rodgers'a göre,
"Egzersizi ne kadar başkalarını memnun etmek ya da suçluluk duygusunu
ortadan kaldırmak için yaparsanız, onu devam ettirmeniz de o denli zor
olur.".
2. Hedef belirleyin.
Egzersiz sevenler genelde, pek egzersiz yapmayanlara oranla hedef
belirliyorlar. Belirli, uygulamaya geçirmesi mümkün, kısa zamanlı ve
ölçülebilir bir hedef koymak sizi başarıya götürür. Örneğin, "6 ay içinde
incecik bir vücuda kavuşmak istiyorum." gibisinden belirsiz ve büyük
hedefler yerine, "6 haftada 38 bedene düşmek istiyorum." tarzında bir hedef
belirlemek yararınıza olacaktır.
3. Bir program izleyin.
Eğer egzersiz yapmadan önce kendinize bir program belirlerseniz, ona bağlı
kalmanız daha olanaklı olur ve aynı ölçüde de programı tamamlayabilmekten
ötürü daha tatmin olmuş hissedersiniz. Egzersiz sonrasında da kendinizi daha
iyi hissedeceğinizden, tekrar yapmak istemeniz çok muhtemeldir. Bu nedenle
bir egzersiz sınıfına kaydolmak, bir çalıştırıcıyla çalışmak ya da egzersiz
videolarıyla çalışmak işinizi kolaylaştırır.
4. Tartıyı unutun.
Egzersiz sevenlerin yüzde 68'i gibi başarınızı tartının gösterdikleriyle
ölçmek yerine, giysilerinizin üzerinize nasıl olduğuyla ölçün. Araştırmalara
göre, tartı hemen o an desteklemese de, egzersizin ardından kendinizi daha
ince hissedeceksiniz. Bu nedenle ibrenin sürekli istediğiniz rakamı
göstermesini beklemek caydırıcı olabilir. Egzersize başladıktan sonra,
kendinisi çok daha iyi hissedeceksiniz. Bu da vücudunuzu daha çok sevmenizi
ve kendi gözünüzde daha iyi görünmenizi sağlayacak. Tüm bu olumlu şeylerin
toplamı, proramınıza sadık kalmanızı ve dolayısıyla da egzersize devam
etmenizi kolaylaştıracak.
5. Başarınızı hissedin.
Egzersiz sevenlerin yüzde 35'inden fazlası, gözlerinde başarıyı
canlandırmalarının başarının anahtarı olduğunu söylüyorlar. Amerikan
bayanlar futbol milli takımının spor psikolojisi danışmanı Colleeen Hacker'a
göre terin tadını dudaklarınızda hissetmek, raketin topa vurduğu zamanki
sesi duymak gibi şeyler canlı, kontrol edilebilir ve duygusal anlamda etkili
görüntüleri gözünüzde canlandırır. Yapılan bir araştırmaya göre, günde
birkaç dakika, haftada birkaç gün yapılacak bu türden canlandırmalar
davranışı değiştirebilir. Hacker şöyle söylüyor: "Eğer kendinizi başarılı
bir şekilde egzersiz yaparken hayal edebiliyorsanız, bunu yapabilme
kapasitenizin olduğuna dair inancı da yaratıp güçlendirebilirsiniz."
Motivasyon yokediciler: 5 engeli ortadan kaldırmanın yolları
1. "Zamanım yok."
Kadınların yüzde 89'u ailevi ya da işe ilgili yoğunluklar olduğunda pes
ediyor. Peki ne yapmalı? Spor salonuna gidip gitmemek konusunda kendi
kendinizle savaştığınız o 20 dakikada, tartışmayı bırakıp salona gidin.
Alberta Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, egzersiz yapmanın
sırrı, konu üzerinde fazlaca düşünmek yerine hemen başlamakta yatıyor.
2. "Beni destekleyen kimse yok."
Egzersizden kaçanların yüzde 35'i, onları destekleyen ya da onlarla spora
gelecek bir kişinin olmamasından şikayet ediyorlar. A
raştırmalara göre, destek gören insanlar daha düzenli egzersiz yapıyorlar. Yani egzersiz
yapmaya başlayıp devamını da getirmek için en iyisi yanınıza bir arkadaş
bulun.
3. "Evim fazlasıyla rahat."
Egzersizden kaçanların yüzde 59'u egzersiz yapmak için evden çıkmaya
üşeniyorlar. İyi haberse şu: Evden çıkmanıza gerek yok! Amerikan Tıp Birliği
gazetesinde çıkan bir araştırmaya göre, evdeki herhangi bir kardiyo
makinasını kullanan kişiler kilo veriyor ve bunu muhafaza etme oranları,i o
alete sahip olmayanlara oranla çok daha yüksek. Evde böyle bir alet yok
mu? O zaman egzersiz video ya da dvd'lerine ne dersiniz? O da aynı işi
görür!
4. "Vücudum hep aynı kalıyor."
Quebec'reki Laval Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya göre, vücudunuz
artık egzersize uyum sağladıysa ve yeni bir değişiklik olmuyorsa, o zaman
kardiyo çalışmanızda değişiklik yapmanız bu duruma çare oluyor. Araştırmada,
egzersiz programları orta ve yüksek yoğunluk arasında değişiklik gösteren
kişiler, sadece orta yoğunlukta egzersiz yapanlara oranla 9 kat daha çok yağ
yakmışlar. Eğer ağırlık çalışması yapıyorsanız, o zaman da kullandığınız
ağırlık miktarını ve tekrar sayısında değişiklikler yapın.
5. "Çok pahalı."
İşin aslında iki yönü var: Birincisi aslında kesenize uygun bir spor salonu
bulamıyorsanız bile, evde spor yapabilir olmanız, ya da yürüyüş gibi
ücretsiz sporları deneyebilecek olmanız. Diğer bir nokta da şu: İleride
ödeyeceğiniz doktor ve hastane faturalarının spor salonundan çok daha fazla
olacağını düşünürseniz, spora fon ayırabilirsiniz
Yorum Ekle
|
Konu
|
|
|
|
Ad Soyad
|
|
|
|
e-mail
|
|
|
|
Yorum
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|